Karbon Ayak izi birim karbondioksit cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür.
Birincil ayak izi evsel enerji tüketimi ve ulaşım (sözgelimi araba ve uçak) dahil olmak üzere fosil yakıtlarının yanmasından ortaya çıkan doğrudan CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.
İkincil ayak izi kullandığımız ürünlerin tüm yaşam döngüsünden bu ürünlerin imalatı ve en sonunda bozulmalarıyla ilgili olan dolaylı CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.
BİR KİŞİNİN KARBON AYAK İZİNİ OLUŞTURAN FAALİYETLER
· %15 Doğalgaz, petrol, kömür vb. yakıtlar
· %14 Eğlence, gezme ve tatil
· %12 Elektrik tüketimi
· %12 Kamusal alandaki faaliyetler
· %10 Bireysel araç kullanımı
· %9 Temel ev eşyaları
· %7 Araç imalatındaki pay
· %6 Tatil ulaşımı
· %5 Yiyecek ve içecek üretimi
· %4 Giyecek tüketimi
· %3 Toplu taşıma
· %3 Finansal hareketler
* Enerji tüketiminin önceki senelere göre %40 oranında artış gösterdiği günümüzde, enerjinin %80’i fosil kaynaklı üretim tesislerinden sağlanmaktadır. Fosil kaynakların kullanımı her geçen gün iklim değişikliğine sebep olmaktadır. Küresel iklim değişikliğinin ana nedeninin dünyanın ısısını koruyan sera gazı emisyonlarında insan faaliyetlerinin olduğu tespit edilmiştir.İklim değişikliği ile beraber sıcaklığın ve kuraklığın daha da artması beklenmektedir. Bunların yanı sıra buzulların erimesi, okyanus ve deniz suyu seviyelerinin yükselmesi ve bunun sonucunda bitkiler ve hayvanların ciddi risk altında kalacağı ön görülmektedir. Bu olayların gerçekleşmesi ile ekosistem dengesi bozulacak ve dünyadaki canlılar için tehlikeli durumlar yaratacaktır.İklim değişikliğinin en temel sebebi, atmosferde biriken sera gazlarının (karbondioksit, metan, diazot monoksit, hidroflorokarbonlar, perflorokarbonlar, sülfür hekzaflorid gibi) yeryüzünün sıcaklık seviyesini artırmasıdır. Bugün, iklim değişikliği nedeniyle dünya ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya. Karbon salımını azaltmazsak, beslenmeden soluduğumuz havaya kadar, temel yaşam alanımıza dair hemen her şeyi kaybedebiliriz. Atmosferdeki karbon emisyonu bu hızla artmaya devam ederse, bitki türleri ciddi anlamda risk altına girecek, hatta pirinç, mısır, buğday gibi temel besinleri bile yetiştirmekte zorlanacağız. Bu da gıda güvenliğimizi ciddi anlamda tehlikeye atacak. İklim değişikliğinin etkilerine ek olarak, ormansızlaştırma faaliyetleri ile yaşam alanları iyice daralan yaban hayatın yeni yaşam alanı arayışı sonucunda insanla olan etkileşimi daha da artacak. Böylece, mücadele etmek zorunda kalacağımız yeni tehlikeler ve yeni salgınlar ortaya çıkacak. Sıcaklığa bağlı olarak artan buharlaşmayla birlikte toprak kayması, sel, kasırga gibi doğa olayları daha da sık yaşanacak. Yoğun buharlaşma ve artan sıcaklıklar dünyadaki iklim dengesini ve mevsim döngülerini bozacak. Bazı bölgelerde aşırı sıcak hava dalgaları ve kuraklık yaşanırken, bazı bölgelerde de çok yoğun yağış ve fırtına gözlemlenecek. Tüm bu etkiler insanlarla birlikte Dünya üzerindeki tüm canlıların yaşamını da tehlikeye sokacak. Yapılan araştırmalar, Türkiye’nin de bulunduğu orta kuşakta aşırı kuraklığın etkili olacağını gösteriyor. Bu da yalnızca gıda güvenliğimizi tehlikeye atmakla kalmayacak, hijyen koşullarındaki bozulma sebebiyle salgın hastalıkların daha da artmasına ve zorunlu göçlere sebep olacak.
Karbon ayak izini azaltmak için bireysel olarak hayatımızda şu değişiklikleri yapabiliriz:
• Toplu taşımayı tercih etmek
• Bisiklet kullanmayı alışkanlık haline getirmek
• Evlerimizde enerji verimliliği yüksek cihazlar kullanmak
• Kırmızı et tüketimini azaltmak
• Geri dönüştürülebilir ürünler kullanmak / plastik kullanımını azaltmak
• Gereksiz su ve elektrik tüketiminden kaçınmak / boşa yanan lambaları söndürmek, bulaşık makinesini tam kapasite çalıştırmak gibi…
• Kombi sıcaklıklarını olabildiğince düşük tutmak / 1oC düşürmek bile çevresel etkileri azaltır, maddi tasarruf sağlar.
• Başta gıda konusunda olmak üzere atıklarımızı olabildiğince azaltmak, hatta sıfıra indirmeye çalışmak
• Çevre temizliğine azami önem göstermek / yeşil alanları korumak
• Organik gıdaları tüketmeye çalışmak / Ucuz fakat organik olmayan gıdalardan çok tüketmektense, fiyatı biraz yüksek fakat içeriği organik olan gıdalardan az miktarda tüketmek çok daha sağlıklı ve çevreci bir yaklaşım olacaktır.
Kurumlar karbon ayak izini düşürmek konusunda daha etkili ve kapsamlı adımlar atabilir :
• Kurumsal sürdürülebilirlik politikaları geliştirmek ve sürdürülebilirlik performansını sürekli ölçerek raporlar yayınlamak
• Etkin bir atık ve enerji yönetim sistemi kurmak
• Çalışanlarına karbon ayak izi azaltımı konusunda eğitimler vermek, onların sürdürülebilirlik farkındalığını artırmak
• Karbon kredileri alarak karbon ayak izini dengeleme çalışmaları yürütmek
• Enerji ihtiyaçlarını yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılamak
• Tedarikçilerinin çevresel performanslarını denetlemek
• Sorumlu yatırımcıların yatırımlarını çekmek
• Atıkları azaltma, yeniden kullanma ve geri dönüştürme yaklaşımını tüm süreçlerine entegre etmek
• Şirket araçları alımında / kiralamasında elektrik araçlara yönelmek




